alıntıdır...
Amerikalıların yalan
uydurma ve senaryo yazma
alışkanlıkları hiçbir
zaman unutulmaz !
Bu gerçekten Saddam
Hüseyin mi ! Yoksa Casim
El-Ali mi !?
Bu sorunun cevabını
yapılan kapsamlı ve
kanıtlı araştırmalardan
sonra bulmak çok kolay
olacaktır. Ancak yine de
son söz siz değerli
okurlarımızın olacaktır.
Amerikalılar tarafından
yakalanan, yargılanan ve
sözde idam edilen kişi
Saddam Hüseyin miydi ?
Yakalama dizisi
Evet dizi diyoruz çünkü
gerçekten Amerikalılar
tarafından çok güzel bir
şekilde hazırlanan bir
dizi senaryosudur. Ancak
ne yazık ki diziye son
bölümlerden göstermeye
başlayınca işler
karıştı. Hani bazen
dizilerde veya filimler
de olur ya komik
bölümler ve çekim
hataları gösterilir ilk
önce, işte Saddam
Hüseyin'in yakalanma
dizisinde de gösterilen
Aralık ayında sararmış
hurmalar ve kurutulmuş
et ve meyveler sahnesi
de bunlardan birisi (Associted
Press).
Aralık ayında kurutulmuş
et ve meyve sahneleri
artık herkes tarafından
yalan olduğu bilindiği
için bu konunun
detaylarını anlatmamıza
gerek yok. çünkü Irak'ta
kurutma işleri
Mayıs-Temmuz ayları
arasında yapılır ve
Aralık ayında hurma bu
şekilde görülmez.Soru şu
:
Neden bu yakalama
sahnesinin ve Saddam
Hüseyin'in sakin bir
şekilde teslim olmasının
gerçek görüntülerini
vermediler !
Neden biliyor musunuz !
çünkü yakalama
sahnesinin bütün
görüntüleri uydurma ve
gerçek olmayan
fotoğraflardı. CIA bu
konuda daha sonra bu
görüntülerin gerçek
olmadığını ve sadece bir
canlandırma senaryosu
olduğunu açıklamak
zorunda kaldı.
Dolayısıyla Saddam
Hüseyin'in yakalanma
sahnesi CIA tarafından
yazılan ve canlandırılan
bir sahne olduğu otraya
çıktı. Ayrıca bu
görüntüleri çekildiği
bahçe sahibinin eşi olan
Halide (Namık El
Duri'nin eşi) olaydan
bir gün önce bahçede
bulunuyordu ve
bahçesinde koyunlardan
başka hiçbir şey
olmadığını kaydetti.
Ancak Amerikan
askerlerinin 7 hafta
önce bahçeye gelip gizli
çekimler yaptığını
anlattı. işte belki de
bu sahte görüntülerin o
zaman hazırlanmıştı.
Kaldı ki bu bahçede
koyun yetiştiriliyordu
ve sahibi neredeyse her
gün bahçeye uğruyordu.
Ayrıca bahçenin
bulunduğu bu alan daha
önce Amerikan askerleri
tarafından kontrol
edilmiş herhangi bir
kanıta rastlanmamıştı.
Saddam Hüseyin
yakalandığında
(senaryoya göre)
insanlar acaba bu
gerçekten kendisi mi
yoksa dublörlerinden
(benzeri) birisi mi diye
şüphelenmeye başladı. Bu
şüphenin asıl kaynağı
gerçek Saddam Hüseyin
fotoğraflarının son 15
yılda medyada
bulunmadığı ve aslında
karşılaştırılan
fotoğraflardaki kişinin
aynı kişi olduğundan
(sahte kişi veya
kişiler) ortaya
çıkmıştır. Dolayısıyla
karşılaştırılan
fotoğraflar arasında çok
fazla ve önemli
farklılıklar bulunmadı.
Konuya daha fazla vakıf
olmak için size Saddam
Hüseyin'in en fazla
karşılaştırılan
fotoğraflarını
sunuyoruz. Bu
fotoğraflar çoğu insan
tarafından
karşılaştırılan en
yaygın olan
fotoğraflardır:
Evet bu fotoğraflardaki
kişiler aynı kişi (veya
başka kişi) olabilir.
Ancak gerçek Saddam
Hüseyin olmadığı kesin.
inanılmaz gibi geliyor
size !
Daha da fazlası
aşağıdaki fotoğraflarda
görüntülenen kişinin de
Saddam Hüseyin olmadığı
kesin
Bu olayın ne kadar
dehşet verici ve
inanılamaz olduğunu
tahmin edebiliyoruz.
Ancak lütfen sabırlı
olun çünkü daha konuya
tam olarak başlamadık !
Daha çok inanılmaz gibi
görülen gerçekler vardır
!
Aslında gerçek Saddam
Hüseyin uzun bir süre
(1990 yılından beri)
medyaya çıkmadı. Ayrıca
1998-2002 yılları
arasında gerçek Saddam
Hüseyin sadece bir defa
ekranlarda görüldü. çoğu
insan Saddam Hüseyin'i
son 10-15 yıl içerisinde
çekilen fotoğrafları ve
video görüntülerinden
tanıyor. Bu kişi medya
aracılığı ile dünyaya
Saddam Hüseyin olarak
tanıtıldı. Aslında
fotoğraflardaki kişi
gerçek Saddam Hüseyin
değildi ! Dolayısıyla
gerçek ve sahte Saddam
Hüseyin'i karşılaştırmak
için genelde son 15 yıl
içerisinde çekilen
fotoğrafları ve video
görüntüleri
kullanılıyor. çoğu insan
da fotoğraflar arasında
pek fazla fark
göremiyor. Aslında çok
haklılar çünkü
fotoğraflar aslında aynı
kişinin fotoğrafı ancak
bu kişi ne yazık ki
gerçek Saddam Hüseyin
değildir.
Peki, belki de birisi bu
benzerler (dublörler)
konusu da nerden çıktı
diyebilir !
Aslında tarihte de
tanınan insanların
dublör kullandıkları
tespit edilmiştir.
örneğin : Mao (çin),
Stalin (Rusya), Castro (Cuba),
Cherchil,.....
çok fazla uzağa
gitmemize gerek yok
aslında, Saddam
Hüseyin'in büyük oğlu
Uday'ın da benzeri vardı
!
Evet, işte Uday'ın
benzeri Latif Yahya
(35). 1987-1991 yılları
arasında dünyaya medya
aracılığı ile Uday
olarak tanıtıldı. 1991
yılında ise Avrupa'ya
kaçtı. Avrupa'da "Ben
Saddam'ın Oğluydum"
adında bir kitap
yayımladı.

Ben Saddamın oğluydum
Latif Yahya'nın (Uday'ın
dublörü) hazırladığı
kitap
Senaryo icabı
Amerikalılar tarafından
Uday'ın öldürme
sahneleri
düzenlendiğinde, Latif
Yahya Avrupa'da
istihbarat birimleri
tarafından soruşturmaya
alındı. Suçu neydi
biliyor musunuz ? Latif
Yahya Musul'da
Amerikalılar tarafından
öldürüldüğü iddia edilen
kişinin Uday olmadığını
öne sürdü. Ayrıca Latif
Yahya Hollanda'nın Fry
Netherland dergisine
verdiği reportajda "öülümünden
2 hafta sonra Uday'dan
şifreli bir e-mail
aldığını ve bu
şifrelerin sadece
kendisi ve Uday
tarafından bilindiğini,
e-mailin içeriğinde
intikamım çok kötü
olacak diye de ifadeler
bulunuyordu.
Saddam Hüseyin'in
Benzeri (Dublörü) Var Mı
?
Saddam Hüseyin hakkında
yapılan çeşitli
araştırmaları değerli
okurlarımızın
görüşlerine sunuyoruz.
Gerçek Saddam Hüseyin'i
tanımak için birçok
yöntem kullanılmıştır.
Bu yöntemler yapılan
kişiler veya ülkelere
göre adlandırılmıştır.
1- Alman Metodu : Alman
Adli Tıp Doktoru
Dr.Dieter Buhman'ın (53)
yaptığı araştırmalara
göre Saddam Hüseyin'in
en az 3 benzeri olduğunu
tespit etmiştir.
çalışmalarında farklı
zamanlarda çekilen
binlerce fotoğraf ve
30'un üzerinde video
görüntüleri
incelenmiştir.
Ayrıca bir Alman
televizyonunda Avrupa'da
ilticada bulunan eski
bir Irak istihbarat
teşkilatı görevlisi 1998
yılından sonra medyada
gösterilen kişi Saddam
Hüseyi'nin dublörü
olduğunu söyledi. Bu
tespit Dr.Dieter Buhman
tarafından da
kanıtlandı.
2- iran-Hollanda Metodu
: Yaklaşık 25 yıl
Saddam'ın araştırmasını
yapan iranlı Dr.Muhammed
Esasisi tarafından
yapıldı. Dr.Esasidi
(Kulak burun Boğaz
uzmanı) 25 yıl boyunca
yaptığı çalışmada Saddam
Hüseyin'nin soyu,
saltanatı, savaşları ve
giyim kuşamı ile ilgili
değildi, sadece Saddam
Hüseyin'nin kulak yapısı
ile ilgili idi.
bilindiği gibi kulaklar
da parmak izi gibidir
her kişi için farklılık
gösterir. Dr.Esasidi'nin
yaptığı çalışmada Saddam
Hüseyin'nin kulak yapısı
ve cizgileri 1999 yılana
kadar sabitti. Ancak
1999 yılından sonra
Saddam Hüseyin'nin kulak
yapısında ani bir
değişim tespit edildi.
Dr.Esasidi'nin
02.03.2003 tarihinde
Hollanda
televizyonlarına verdiği
reportajda 1999 yılından
sonra medyada gösterilen
kişinin Saddam Hüseyin
olmadığını ve Mihail
Ramazan adında bir kişi
olduğunu açıkladı.
Saddam'ın 19 yıl
dublörlüğünü yapan
Mihail Ramazan ve 1980
yılından bu yana
aralıksız 23 yıl
sekreterliğini yapan
Halide Abdulkahar'ın
Arapca kaleme aldığı
kitaplar okuyucuya
sunuldu. Saddam Hüseyin
devrine 19 yıl şahitlik
eden dublör Saddam
Mihail Ramazan,
yaşadıklarını iki
ciltlik kitaba
dönüştürdü.
Mihail Ramazan
Mihail Ramazan,
İran-Irak savaşında
İran'ın, Saddam diye bir
dublörünü öldürdüğünü de
açıkladı.
3- Amerikan Metodu :
Aslında bu yöntem
Amerikalılar tarafından
çok iyi bilinen ve
uygulaması kolay olan
bir yöntemdir.Yalan
söyle, bir daha yaan
söyle, yine yalan söyle
ve sonunda herkes bu
yalanın artık bir gerçek
olduğuna inanır. ABD'li
bir uzman, geçtiğimiz
günlerde sorgulanan
kişinin gerçek Saddam
Hüseyin olmadığını
açıkladı. Bir dönem
CIA'de görev yapan
ABD'li uzman
gerekçelerini şöyle
açıklıyor: Saddam'ın yüz
hatları ve dişleri çok
daha farklıydı. Yüz
hatlarının ortaya
çıkmaması için, sakallı
sorgulanıyor. Saddam'ın
eşi Sacide Tulfah ta bu
şahsın Saddam olmadığını
söyledi.
4 - Yöresel Metot : Irak
halkının tarafından
bilenen gerçek şudur ki
Irak'ı 1997 yılından
beri yöneten Saddam
Hüseyin değildi benzeri
Casim El-Ali adında bir
kişi idi. Bu görüşü
savunan insanlar gerçek
Saddam Hüseyin'in
şivesini ve konuşurken
harflerin ağzından çıkış
tonunu çok iyi bilen
insanlardır. Hatta
Saddam Hüseyin'in sadece
ses tonundan bile
(görüntü olmadan) gerçek
olup olmadığını tespit
edebilen insanlardı.
Gerçek Saddam Hüseyin'in
konuştuğu Arapça Irak
halkının orta kesimini
ivesidir (Bağdat ve
Tikrit). Halbuki
1997-1998 yıllarından
sonra Saddam Hüseyin'in
şivesinde ani bir
değişiklik olup Irak
Halkının güney kesimin
şivesini (Basra)
kullanmaya başlamıştı.
Aslında 1997 yılından
sonra medyaya tanıtılan
kişi Casim El-Ali veya
Mihail Ramazan olabilir
bu çok önemli değil,
önemli olan bu kişi
gerçek Saddam Hüseyin
değildir.