Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır: Keops (Kufu), Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir.
PİRAMİTLER'in sayısı 80'e yakındır. Hepsi Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup halindedir.
*Keops piramit'inin 12 ton ağırlığında
iki buçuk milyon kat bloktan oluşmuştur.
Günde on blok yerleştirilmesi halinde
yapımının 664 yıl sürer.. Ve bu tasların
temin edilebileceği en yakin mesafe
yüzlerce km. uzaklıktadır. Bu taşların
nasıl getirildiği bilinmemektedir.
*Piramidin üstünden geçen meridyen
karaları ve denizleri tam eşit iki
parçaya böler ve piramidin dünyanın
ağırlık merkezinin tam ortasında
bulunur.
*yüksekliğinin (164 m.) bir milyarla
çarpımının güneşle dünyamız arasındaki
uzaklığı verir.
*Taban alanının, yüksekliğinin iki
katına bölünmesinin pi sayısını
verdiğini,
*Piramit kimin adına yapıldıysa, onun
bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez
güneş girmektedir.(doğduğu ve tahta
çıktığı günler)
*Mumyalarda radyoaktif madde
bulunduğundan; mumyaları ilk kez bulan
12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
*Piramitlerin içerisinde ultra sound,
radar, sonar gibi cihazlar
çalışmamaktadır.
*Kirletilmiş suyu, bir kaç gün
Piramit'in içine bırakırsanız;suyu
arıtılmış olarak bulursunuz.
*Piramit'in içerisinde süt, bir kaç gün
süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan
yoğurt haline gelir.
*Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı
büyürler.
*Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta
süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu
olarak kullanılabilir.
*Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç
koku neşretmeden Piramit içinde
mumyalaşır.
*Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar
büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk
iyileşme eğilimi gösterir.
*Piramitlerin bazı odalarının içinde ne
olduğu hakkında bir bilgi yoktur.
Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu
yada ayni yerde bir kaç tur attılar,
fakat içlerini göremediler.
*Piramitlerin yazın içi soğuk, kisin içi
sıcak olur..
KEOPS PİRAMİDİ
Gize’de antik Memfis mezar kentinde
bulunan üç piramitten biridir. Bugün
Mısır’ın başkenti Kahire’nin bir
parçasıdır. Dünyanın yedi harikasından
günümüze kadar ulaşan tek eserdir.
Binlerce yıl boyunca Keops piramidinin
bir mezar olduğuna inanılmıştır. Keops
piramidinin 30 yılda yapıldığı
düşünülmektedir. Önce bir kent yapılmış
taş bloklar taşınmış ve yığılmıştır.
Yüzeyin düzleştirilmesi için uzun zaman
çalışıldığı sanılıyor. Taş blokların
nasıl yerleştirildiği henüz anlaşılmış
değil çeşitli kuramlar üretilmektedir.
Bir kurama göre yapılan spiral bir
rampadan çıkarılan taş bloklar üst üste
konuyordu.Rampa çamur kaplanıyor
sulanıyor ve taş bloklar itilerek
kaydırılabiliyordu. Diğer bir kurama
göre taş bloklar dev manivelalarla
kaldırılıyordu.Tarihçi Herodot'a göre,
ağır granit blokları, piramidin üst
bölümlerine çıkarmak için 925 metre
boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa
yapılmıştır. Sadece bu rampanın
yapılması bile 10 yıl sürmüştür.
İlk yapıldığında 145,75 metre olduğu
düşünülen Keops piramidinin bu güne
kadar 10 metresini kaybettiği
düşünülmektedir.43 yüzyıl boyunca
dünyanın en yüksek yapısı olarak kalmış
ancak 19. yüzyılda geçilebilmiştir.Eğimi
54 derece 54 dakikadır.Bir kenarı 227
metre olan dörtgen tabanı 50.524
metrekarelik bir alanı kaplar.Piramidin
iç ortasında, tepeden 100 metre kadar
aşağıda ve tabandan 40 metre kadar
yukarıda firavunun odası vardır.
Firavunun mumyası, hazinesi ve özel
eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5
metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6
metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik
bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye
ait olan iki oda daha vardır.
Piramidin her biri birkaç ton
ağırlığında olan iki milyon taş bloktan
yapıldığı sanılmaktadır.
Eski Mısırlıların neslinden gelen bir
azınlık olan Kıptilerin inancına göre,
bu piramit Tanrıların Çağına ait
bilgilerin bir birleşimidir.
Büyük piramidin gizli bilgiler
barındırması, ilk olarak Napolyon
ordularının Mısır'ı işgali sırasında
Fransız mühendislerinin çalışmalarıyla
ciddiye alınmıştır. Bu mühendisler
piramidi bir triangülasyon noktası
olarak kullanmaya kalktıklarında, dört
kenarının dört ana yöne dönük olduğunu
ve boylam dairesinin de tam piramidin
doruğundan geçtiğini fark etmişlerdir.
Doruktan geçen diagonal çizgiler kuzeye
doğru uzatıldığında Nil Deltası'nı iki
eşit parçaya bölmektedir. Taban
köşegenlerinin kesiştiği noktadan kuzeye
uzatılacak bir doğru, kuzey kutbunun
yalnızca dört mil uzağından geçmektedir
(ki piramidin yapımından bu yana geçen
uzun süre içinde kutup noktasının yer
değiştirmiş olması da mümkündür)
Bugünün uzunluk ölçüsü olan metrik
sistemin birimi metredir. Yani kutuptan
ekvatora kadarki meridyen uzunluğunun on
milyonda biridir. Bu ölçü Fransızlar
tarafından, Mısır işgalinden kısa süre
önce ortaya çıkarılmıştır. Piramidin
ölçüsü olarak kullanılan kübit ise, eski
Mısırlıların kullandığı ölçüdür ve
Fransızların biriminden binlerce yıl
önce bulunmuş bir birimdir. Bir kübit'in
uzunluğu bir metreye çok yakın olmakla
birlikte, metreden daha dakik bir
birimdir. Çünkü bu ölçü herhangi bir
meridyen çevresine değil, kutup
ekseninin uzunluğuna göre
hesaplanmıştır. Meridyen uzunlukları,
dünya çevresine göre değişebilmektedir.
Büyük Piramid'in Mısır kübit'ine göre
alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında,
dünyanın güneş sistemindeki yeri
hakkında, sonradan, unutulup modern
çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli
bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu
bilgiler ancak matematik olarak ifade
edilebilmektedir. Piramidin çevresi, bir
yıl içindeki gün sayısını (365.24)
göstermektedir. Bu çevrenin iki katı,
Ekvator'da bir boylam derecesinin bir
dakikasına eşittir. Eğik kenar
üzerinden, tabandan doruğa 'kadar olan
uzunluk. bir paralel derecesinin altı
yüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki
katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı
olan 3.1416'yı bulmaktayız (Bu rakam,
eski Yunanlıların bulduğu pi sayısından,
yani 3.1428'den çok daha gerçektir)
Piramidin ağırlığı 10 üzeri 15‘le
çarpıldığında, dünyanın yaklaşık
ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup
ekseni, doğrultusunu günden güne
değiştirmekte ve böylelikle her 2,200
yılda güneşin arkasına yeni bir burcun
gelmesine olanak vermektedir. ilk
durumuna ancak 25.827 yıl sonra
varmaktadır. Bu sayı da, 25.826.6 olarak
piramidde ortaya çıkmaktadır. Bu sayıyı
veren, taban köşegenlerinin toplamıdır.
Büyük piramidin içinde Firavun odasının
boyutlan, iki temel Pisagor üçgeninin
eşidir: 2.5:3. ve 3.4.5. Oysa piramit,
Pisagor'dan binlerce yıl önce
yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin,
piramidin ölçü rastlantılarından
yalnızca küçük bir kısmıdır.
Kufu ya da Keops diye de
adlandırılan Büyük Piramit, üç büyük
piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137
metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 6.5
milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit,
şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam
olarak Nil Deltası’nın tabanına
yerleştirilmiştir. Mısır astronomi
bilgini Mahmut Bey, Keops’un binlerce
yıl önce dolanımının en yüksek noktasına
varmış Sirius yıldızı ışınlarının
piramidin güney tarafı üzerine
diklemesine düştüğü bir devrede inşa
edilmiş olduğunu söyler.
Piramidin yapım planında sık sık
karşımıza çıkan 286,1022 sayısı anahtar
sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı
güneş ve yıldız yılının değerini, güneş
ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü
ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre
yerçekimi kanununu ve yeryüzü
yörüngesinin merkezkaç değişimlerinin
sınırlarını belirlemeye olanak
sağlamaktadır. Görüleceği üzere Piramit
gerçek bir geometri ve ölçü harikasıdır.
Birçok bilim adamı ve yazar Giza’daki
Keops Piramidi’nin bugünkü bilim
bilgileri ve makinelerle bile
yapılamayacağını ısrarla
söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir
zaman anlaşılmamış olan bir tekniğin ve
dehanın gözle görülür tanıklığını
yapmaktadır.
Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin
bir milyara çarpımının yaklaşık olarak
güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı
vermesi bir rastlantı mıdır? Piramidin
üstünden geçen meridyenin karaları ve
denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi
bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin,
yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi
sayısını vermesi bir rastlantı mıdır?
Piramitte dünya ağırlığını gösteren
hesapların bulunması bir rastlantı
mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık
alanın büyük bir özen ve doğrulukla
düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır?
Bugünkü teknoloji ile yapılamayacak bir
şeyi, eski Mısırlılar basit teknoloji ve
sade aletleriyle nasıl yaptılar?
Mısırlılara dünya-dışı zeka, ‘dışardan
yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya
dışı Ziyaretçiler tarafından mı yapıldı.
Büyük Piramit ( Khufu, Keops ) dünya
karalarının tam ortasında bulunmaktadır.
İnşası sırasında böyle dev bir yapının
dünya karalar topluluğunun tam merkezine
oturtulması için , yörenin , hatta
dünyanın uzaydan görülmüş olması
gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya
da uzaylıların yetiştirdiği kimseler
tarafından inşa edilmiştir. Araplar,
Büyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “
tarafından inşa edildiğine inanırlar.
Her ne kadar okullarımızda okutulan
tarih kitaplarında hala mezar anıt
olarak yazılıysa da , Büyük Piramidin
Firavun mezarı olarak yapıldığıyla
ilgili bilgi , geçerliliğini gün
geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun
bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde
etmekte kullanılan bir enerji üretici
olarak yapıldığı konusundaki bilgiler
gün geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok
değişik alşimik çalışmaların yapıldığı
ve bu çalışma ve denemeler için gerekli
enerjinin üretildiği bir jeneratör
olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık
halinde karşımızda bulunmaktadır. Gerek
bilinen ölçüleri, gerekse biçimiyle
büyük Piramit ve ötekiler , mezardan çok
bir güç üretici olarak yapılmış
olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle
olunca da böyle bir yapının inşa
bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in
belirttiği gibi ya uzaylılardır ya da
onların öğretisinden yararlanmış seçkin
kişilerdir.
Ruhsal yetenekleri gelişmiş
kişilerin ifade ettiklerine göre , Büyük
Piramit manyetik güç yayımını hala devam
ettirmektedir. C.H. Williamson ‘un
“Other Tongues , OtherFlesh “ ( Başka
Diller , Başka Bedenler ) isimli
eserinde belirttiğine göre , dünya dışı
kökenli insanlar yapıyı meydana getiren
çok iri taşları antigravitasyon ya da
sonik yöntemlerle ilgili bilgileri
uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de
bu insanlar aynı güçleri kendi uzay
araçlarını hareket ettirmede de
kullanıyorlardı.
Yakın zamanda Mısır'daki Büyük Piramidin
hemen üstünde fotoğraflanmış disk
biçiminde bir UFO
Keops Piramidi ya da Büyük Piramit ,
Kahire'nin 16.km. kadar batısındadır.
Taban yüzeyi yaklaşık 53.000 m2’lik bir
alanı kaplar. Orijinal yüksekliğinin 146
ile 148 m. arasında olduğu tahmin
edilir. İnşa edildiği dönemde üzerinde
bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık
olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği
137 metre kadardır. Yapılan hesaplara
göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz.
İsa’dan bu yana inşa edilmiş olan tüm
katedral , kilise ve şapellerden daha
fazla taş kütlesine sahiptir.
Keops Piramidinin yapımında 2.600.000
adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok
kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2
tondan 70 tona kadar değişir.
Santimetrenin 40’da birine kadar bir
hassasiyetle kesilen bloklar o kadar
hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki
, aralarındaki derzlerin açıklığı hiç
bir zaman santimetrenin 20 de birini
aşmaz.
Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski
bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük
Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı (Lyra )
Yengeç burcundayken , yani hicretten 2
kere 36.000 yıl önce “ inşa edildiğini
yazar. Bu da yaklaşık olarak günümüzden
73.000 yıl öncesine denk gelir. Ayrıca
piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih
belirleme çalışmaları da yine MÖ. 71.000
yılını göstermektedir.
Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen
yanında yükselir. Yüksekliği ilkinden
biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir
taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük
Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür.
Taban kenarı 216 metredir.
Mikerinos Piramidi ise , 70 metrelik
yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban
kenarı ile diğerlerinin yanında çok
küçük kalmaktadır. Giza düzlüğünde yer
alan bu üç piramidin önemli ortak
özellikleri vardır Şöyle sıralayalım :
Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı
yapar.
Giriş yerleri kuzey yüzlerinde
açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26
derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan
gök kutbuna bakarlar.
Bu gün için astronomi ve matematik
sayesinde çözülebilen karmaşık bir
mimari yapıya sahip piramitler hakkında
şöyle bir örnek fikir verebilir:
52 derecelik açı , piramitlerin
inşaatçıları için “dairenin kare haline
getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri
probleminin çözümünü sağlayan bir unsur
olmuştur. Bu eğimde , yani 51 derece 52
dakikalık bir açıda yapılmış bir
piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre
uzunluğu arasındaki oran , bir dairenin
yarıçapı ile çevresi arasındaki orana
eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta
Gize piramitlerinin inşasında pi =
3.1415 değerinin kullanılmış olması
günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı
bulduğu bir gerçektir.
Eski Mısır’ın D.D uygarlıklarla
kurdukları bilimsel, sanatsal ve
kültürel bağları örneklerken üzerinde
durmak istediğimiz konu Piramitlerin
mimari, arkeolojik ve matematiksel
yönlerinden çok , kozmik anlamları. Bu
nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini
okült açıdan inceleyelim.
Teozofist A.P. Sinnett, Büyük piramidin
yapımıyla ilgili şunları söylüyordu:
“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan
taşların manipülasyonu, ancak ve ancak ,
daha sonraları insanların yitirdikleri
belirli bir doğa bilgisinin bu işte
kullanılmış olmasıyla açıklanabilir.
Doğanın gizemiyle ilgili o bilginin Veli
bekçileri , ağır cisimlerin fiili
ağırlığını istedikleri gibi
değiştirebilecek şekilde maddenin
çekimini kontrol edebilirler ve daima da
edebilmişlerdir."
"Dev yapılar mimarisinin harikaları işte
böyle açıklanır. Piramitlerin yapımını
yöneten üstatlar , kullanılan taşları
kısmen levite etmek şekliyle bu işlemi
kolaylaştırmışlardı. Majik asalar...
Üstatlara eski çağlarda , doğanın
kudretini açığa çıkaran anahtarlar
teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve
vibrasyonel motor... Dalga boyları ve
dev granit blokların levitasyonu.”
Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu:
“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas
kuvvetiyle, ne de modern teknolojiyi
aşan hünerli cihazlar kullanılarak
dikilmişti. Bu taşlar , dünyasal
manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol
edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede
, taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek
bir parmağın temasıyla yönetilmek
suretiyle havada yüzerek, belirlenen
yerlerine oturuyorlardı
Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın
güçlerini anlayan ve kontrol edebilen “
kişilerden söz ederken acaba kimleri
kastediyordu?...
Çağlar boyunca sırlarını hiçbir
uygarlığa açmadan , günümüze kadar gelen
piramitler , dünya bilim ve
teknolojisini aşan bir teknik, mimari
bilginin ürünüdürler. Bu bilgi D.D
kaynaktan gelmiş ve hala dünya bilim
adamları tarafından çözülememiş olabilir
mi ?
Çok eski efsanelerde piramit inşasında
kullanılan “majik çubuklar”dan söz
edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga
boyunda olmak üzere , önceden tespit
edilmiş bir vibrasyonel ses tonu
oluşturulabiliyordu. Walter Owen 1947
yılında sesin ezoterik kullanımı
hakkında şunları yazmıştı: “ Ses
herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar
taşıyan bir kudrettir. Ve bu kudretin
kullanımı , kadim ermişlerin bildikleri
, fakat günümüzün emekleyen biliminin
yitirdiği ve ya karşısına geçip dudak
büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi
ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta
durmaktadır ve yine ses kudreti
sayesinde çözülerek yok edilebilir.
Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.”
İster istemez akla
şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu
bilgiyi nereden almışlardı?,
Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993
yılında Büyük Piramitte gerçekleştirdiği
buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir.
Gantenbrink ve ekibi “UPUAUT 2” ismini
verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe
Odası’ndaki hava kanalının içine
yollamış ve bugüne kadar hiç bilinmeyen
60 metrelik bir tünel bulmuştu (Altta).
Gantenbrink, iki haftalık bir çalışmadan
sonra 4500 yıllık ****l bir kapıya
ulaştığını söylüyor ve bu kapının
bilinmeyen bir alana açıldığını iddia
ediyordu. Fakat ne yazık ki kapının
keşfinden sonra geçitlerdeki tüm
araştırmalar Mısırlı yetkililer
tarafından durdurulmuş ve yeniden
başlatılmasına izin verilmemiştir. Yani
yine bir şeyler örtbas edilmeye
çalışılmaktadır
