Çok uzak bir öykü : Nemrut dağı
"Kardeşlik
Örgütü"
Anadolu´daydı
Nemrut´un Sırrı
Nemrut Dağı hep
gizemli
iddialara hedef
oldu; hatta
uzaylıların
gizli üssü
olduğu bile
iddia edildi;
kesin olan tek
şey dağda
bilinmeyen veya
henüz
keşfedilmemiş
tünellerin
olduğu ve
efsanevi
Commagene Kralı
I. Antiochos´un
kayıp mezarıdır.
Dağın gizemi,
çok değişik
alanlara
yöneliyor;
Hıristiyanlığın
burada
başlamasından
tutun da, İsa´nın
doğumundaki
simgesel anlama
ve de Noel´in
yanlış zamanda
kutlanmasına
kadar... "The
Orion Mystery ve
The Mayan
Prophecies"
kitaplarının
yazarlarından
araştırmacı
Adrian Gilbert,
bu sırrı
kovaladı,
Rusya´dan
Fransa´ya ve
Mısır´a,
Filistin´den
Güneydoğu
Anadolu´ya
uzanan yorucu
bir çalışmadan
sonra edindiği
bilgileri,
inanılmaz
iddialarla
bütünleştirerek,
bir kitap yazdı
ve gizem büyüdü;
Nemrut dağının gizemi
Tarihin
neresine
bakarsanız
bakın, muhakkak
dünyanın bir
yerinde, özgün
bir inanç veya
mistik ya da
okült bir yaşam
biçimi karşınıza
çıkacaktır. Bu
tür grupların
ana ilkesi
kardeşliktir,
kardeşlik adayı
belli bir
eğitim, öğrenim
ve sınav
aşamasını
yaşadıktan sonra
ezoterik
gizemlerle
beraber yaşamaya
başlar ama
bunları dışarıya
taşıması
yasaktır çünkü
bilgi özeldir ve
yeterince
eğitilmemiş,
amacını bilmeyen
ve meraktan
öteye geçemeyen
yani hak etmeyen
kişilere
verilemez.
Yüzyılın sonuna
doğru, çoğunluğu
Rus olan bir
grup okültist
veya ezoterist
gizemci peşpeşe
ortaya çıktı;
aralarında Madam
H.P.Blavatsky,
Alexandra
David-Neale,
P.D. Ouspensky
ve G.I.Gurdjieff
gibi çok önemli
isimler
bulunuyordu.
Doğunun
tanımıyla
bunlar;
"Bilgeliğin
Ustaları"
ydılar. Tümü,
uzak geçmişin
ezoterik ve
gizemci mantığı
doğrultusundaydı,
kurdukları gizem
örgütleri
günümüzde
milyonlarca
insanı
yönlendiriyor,
yani "Kardeşlik"
hala yaşıyor.
Hristiyanlığın lideri Nemrut´da mıydı?
Yoksa,
Hıristiyanlığın
Gerçek Lideri
Nemrut´da Mıydı?
1920´de G.I.Gurdjieff, batıya geldi ve Fransa´da kendi adına bir gizem veya ezoterizm okulu açtı, okulun izlediği yol çok eski bir ezoterik okulun yoluydu; bu çok uzak geçmişten gelen okulun adı "Sarmoung Kardeşliği" idi. İpucu izlendiğinde, (Gurdjieff hakkında yazılan otobiyografi de bu yöndedir.) adı geçen örgütün temelinde büyük bir olasılıkla, bir zamanlar Kuzey Mezopotamya´da gelişip, yayılan ama sonra yok edilen Hıristiyan Gnostik Okulu´ndan geriye kalanlar bulunuyordu. İzleri sürdürdüğümüzde bu kez günümüz Türkiye´sinin sınırlarının içine giriyor ve kayıp gizem okulunun Güneydoğu Anadolu´da bulunduğu anlaşılıyordu yani Gurdjieff´in kurduğu örgütün en uzak geçmişinde yer alan kayıp gizem okulu Anadolu´daydı; Ama nerede? İşte burada ortaya çıkan bir adam yeri bulduğunu söyledi, adamın adı Adrian Gilbert´ti,1972 yılında, Adrian Gilbert hacı olmak amacıyla, Filistin´e, Hz. İsa´nın doğum yeri olan Bethlehem´e gitmişti, aslında bilgeliğin peşindeydi, bir gizem örgütü arıyor ve eğitilmek istiyordu. Bölgede bir gizli okulun olduğunu duymuştu, kulağına gelenlere göre Matta İncili´nde adı geçen Maji Okulu buradaydı, sıkı bir arayışın ve gizem dedektifçiliğinin sonucunda, o da Gurdjieff´in izine rasladı, Filistin´de ortaya çıkan iz, Fransa´da gelen izle Anadolu´da birleşiyordu ve Adrian Gilbert artık sonuçtan emindi; Kayıp "Kardeşlik Okulu" nun liderini ve yerini bulmuştu; Gilbert´e göre örgütün kurucusu Commagene Kralı I. Antiochus, yeri ise Nemrut Dağı´ydı.
Kral Antiochus´un krallığı
Sıra
Urfa´da
Gilbert, Kral I. Antiochus´un yaşadığı çağda varolan Sarmoung Kardeşlik Örgütü ile yakın ilişkisi olduğu görüşünde, onun Kuzey Fırat bölgesine yayılan küçük krallığının ana simgesi aslandı veya Commagene Aslanı´ydı. Nemrut Dağı´nda bulunan dev mezar anıtta, astrolojik ve Hermetik simgeler kullanılarak, gizem vurgulanmıştı. Nemrut´da bulunan Aslan kabartmasının üzerindeki Astrolojik simgeler aslında bir horoskop yani yıldız haritasıdır ve Gilbert burada belirtilen işaret edilen iki zaman dönemiyle, Kral´ın doğum ve inisiye yani örgütte eğitildiği tarihleri işaret ettiği düşüncesindedir, bu tarih 6 Ocak´tır yani İsa´nın Yahya Peygamber tarafından vaftiz edildiği tarih yani özgün adıyla "epiphanes" günü. Günümüzde, aynı tarihte Ortodokslar suya haç atarak kutlamalar yapıyorlar. Gilbert, Kral Antiochus´un krallığının henüz bulunmamış bir yerinde 35´ eğiminde, 155 m. uzunluğunda, nereye gittiği bilinmeyen bir tünel olduğunu iddia ediyor. Aslında bu iddia doğru, çünkü arkeologlar uzun zamandan beri bu bulmacanın peşindeler, Kahta´dan Nemrut Dağı´na uzanan tünellerin varlığı biliniyor ama nereye gittikleri henüz anlaşılamadı zira o boyutta kazılar yapılmış değil. Gilbert Commagene Kralı´nın doğum tarihini de hesaplıyor; bu tarih Güneş´in, Regulus yıldızıyla Aslan Burcu´nda buluşum yaptığı tarih yani 29 Haziran. Adrian Gilbert, Urfa´nın da (Eski adıyla Edessa) Orion Bilgeliği ile ilgili bir astrolojik merkez olduğu görüşünde ve bunun kanıtlarının da Eski Ahit´te yani Tevrat´da bulunduğunu belirtiyor.
Hristiyanlık kalıntıları ve Urfa
Kral´ın
doğumu ve
Mısır´a uzanan
yol
Hıristiyanlığın ilk yıllarında Urfa, çok önemli bir eğitim merkeziydi ve kutsal kalıntılar hala orada görülür. Haçlılar´ın yıkımlarından sonra bölge, 1145´de İslam Komutanı Zengi tarafından ele geçirilmiş ve 1146´da da Zengi´nin oğlu Nureddin, Haçlıları tamamen uzaklaştırmıştı. Gilbert, araştırmalarında kayıp Kardeşlik Örgütü´nün izlerinin Urfa´da da bulunduğu belirtiyor ve Matta İncili´ndeki "Maji Öyküsü" nü hatırlatıyor. Mesih´in yani İsa´nın doğumu yani Christmas Günü sandığımız gibi 25 Aralık değildir, bu tarih aslında antik bir Pagan festivalini simgeler (Mitralar´ın Doğum Kutlamaları). Gerçek Christmas Milattan önceki 7. yılın 29 Temmuz´udur yani İsa milattan 7 yıl önce doğmuştur ve o gün gök konumu çok özeldir; Güneş her yıl aynı tarihte, "Kral´ın Doğumu" konumuna girer Aslan Burcu´ndaki "Küçük Aslan" veya "Aslan Yürek" de denen Regulus´la buluşur. Bu aynı zamanda da, göğün en parlak yıldızı olan Sirius´un yükseliş döneminin hemen sonrasıdır yani Sirius özgün periyodundaki görünmezlik dönemini bitirerek, yükselmeye başlar. Mısır Mitolojisi´nde Sirius yıldızı, Tanrıça Isis´in özel yıldızıdır, görülmediği dönemde Tanrıça hamiledir, yükseldiğinde yani parlamaya başladığında oğlu Horus doğar, bu da Güneş-Regulus buluşmasıyla simgelenir.
Hristiyanlık ve Astrolojik Simgeler
İlk
Hıristiyanlar,
bu mitolojik
kavramı
kullandılar,
Sirius´un
yükselmesi
Meryem´in
doğumuydu ama bu
kez doğan Horus
değildi çünkü
Meryem´in oğlu
İsa´ydı, aynı
anda görülen
diğer parlak
yıldızlarda
önemliydiler,
örneğin Orion
Isis´in eşi yani
kocası olan
Osiris´ti,
Hıristiyan
kültürü, Osiris´e
Joseph yani
Meryem eşi
kişiliğini
verdi. Procyon
yıldızı da,
Sirius gibi
Orion´dan sonra
yükselir ve Isis´in
kızkardeşi
Nephthys ile
simgelenir ve o
da orta eş
kişiliğiyle bazı
erken
Hıristiyanlık
söylencelerinde
yer alır. Zodyak
yani Burçlar
Kuşağı genelde
hayvanlarla
simgelenir, Öküz
yani Boğa, Koyun
yani Koç
burçları İsa´nın
doğduğu ahırda
bulunan ve
yemlenen yani
beslenen iki
hayvandır ve
ahır Bethlehem
kasabasındadır,
kasabanın adının
anlamı "Ekmeğin
Yeri" dir,
Bethlehem
kasabası, Judah
bölgesinde yani
İsrail´in Aslan
Kabilesi´nin
yaşadığı
yerdedir ve bu
kabilenin
simgesi Aslan
Burcu´ndaki veya
takımyıldızındaki
Regulus´tur,
sonuç olarak
ezoterik anlamda
Güneş-Regulus
buluşumu, İsa´nın
ahırdaki
doğumunu
simgeler.
Nemrut dağı´ndaki horoskop şekli
Kabartmada görülen yürüyen aslan formundaki yıldız haritası yani horoskop, Yunan astrolojisi tarzındadır ve bir tarih belirlenmiştir. Bu yöntem atalarımız tarafından zaman zaman kullanılmıştır; Seleucidler, Makedonyalılar, Persler, Büyük İskender, Darius I tarafından kullanılmıştır. Antik Yunan´ın ve Persler´den gelen etkilerin ve Nemrut´ta yapılan geleneksel dinsel ritüeller genel anlamda Orta Doğu´dan Avrupa´ya yönlenen Mitra inançları ve dini ile ilgilidir. Commageneler´in Mitraik inancı, doğudan batıya doğru bir yelpaze gibi yayılırken, kesin olarak Hıristiyanlığın temelini oluşturmuştur yani Hıristiyanlığın kökeni Mitraizm dolayısı ile de Kral I. Antiochos´un katıldığı gizemli Kardeşlik Dini´dir. Kral´ın mimarları, tarihsel göndermeyi yapmak amacıyla, yıldız konumlarını bir aslan formuyla oluşturdular.
Üç
Gizemli Adam mı
Yoksa Gezegen
mi?
Bebek İsa´yı ziyarete geldiklerine inanılan üç çoban krala Bethlehem´e giden yolu yıldızlar gösterir, yıldızların geleneksel yeri ekliptiğin kuzeyindeki simgesel bir hattı oluşturur, bunlar Sirius´dan önce doğan Procyon, Castor ve Pollux´tur, çoban krallara yol gösterirler yani Sirius´un doğacağı yeri gösterirler. Adrian Gilbert, İsa´nın doğumunda parlayan ve Bethlehem´den izlenen büyük yıldızın tek olmadığına hatta yıldız olmadığına inanıyor, ona göre parlaklığın nedeni iki dev gezegenin yani Satürn ile Jüpiter´in buluşumuydu, buluşum Balık Burcu´ndaydı ve bu nedenle de Hıristiyanlığın gerçek simgesi balıktı. İki dev gezegen, o konumda akşam göğünün (saat 21:30 civarı) en parlak gök cisimleridirler ve çok net olarak çıplak gözle görülebilirler. Üç çoban kralın ezoterik anlamları da böyledir yani Melchior, Caspar ve Balthasar´ın; Satürn ve Jüpiter, iki kralla simgelenir; Melchior (Altın Kralı Jüpiter) ve Caspar (Mür yani koku kralı Satürn); Jüpiter astrolojik anlamda, sağlığı ve zenginliği simgelerken, Satürn ölüm ve mezarın yanısıra uzun yaşamı simgeler. Mür, Mısır mitlerinde Satürn simgeselliği doğrultusunda, mumyalamada kullanılan bir maddedir. Üçincü Çoban Kral yani üçüncü gezegen Güneş´e en yakın gezegen olan Merkür´dür, bu da Balthasar´dır (veya Belteshazzar), ismin anlamı "Yüce Efendi´nin Öncüsü" veya en yakın yardımcısı şeklindedir. Merkür, Güneş´ten biraz önce doğar yani sultanın veziri gibidir. Bebek İsa´ya altın ve mür´ün yanısıra Balthasar tarafından verilen üçüncü armağan günnük veya buhurdur, günnük simgesel olarak majikal fonksiyonları uyandırır ve Merkür ile astrolojik doğrultuda ilişkilidir.
Nemrut dağı ve sırları
Adrian
Gilbert, tüm
öykünün
anlamının farklı
olduğu
görüşünde,
bizlere bu
şekilde İsa´nın
doğum
horoskobunun
yani yıldız
haritasının
anlatılmak
istendiğini
düşünüyor, eğer
okuma doğru
yapılırsa kesin
zaman
belirlenecektir.
İsa´da Horus
gibi bir kral
olarak
doğmuştur,
gezegenlere
uygun armağanlar
onun doğumunu
simgelerler,
Matta İncili´nde
armağanların
baştan çıkarıcı
oldukları ve
egosal amaçlarla
kullanılabilecekleri
vurgulanır. Yani
üç gezegenin
negatif yönleri
vurgulanır,
negatif yönler
pratik Maji´nin
reddedilmesi
(Merkür),
ölümsüzlük
arzusu (Satürn)
ve krallık yani
iktidar hırsıdır
(Jüpiter). Daha
sonraki
olaylarda benzer
anlamlar
içerirler, Yahya
Peygamber Ürdün
Irmağı´nda İsa´yı
vaftiz ederken
cennetten gelen
bir güvercin
simgeselliğinde
İsa´ya en yüksek
armağan verilir,
bunun anlamı
gezegendeki en
yüksek krallığın
onaylanmasıdır.
Artık o,
Logos´un yani
Varoluş´un aracı
olmuştur. Yani
Vaftiz´in
simgeselliği ve
6 Ocak
kutlamalarının
anlamı göksel
buluşmanın
gerçekleşmesi
daha da ötede
İsa´nın göksel
doğumudur. Ama
daha sonra bu
tarih değişecek,
25 Aralık´a
kayarak, antik
Roma´nın Satürn
şenlikleri
Mitralar´ın
doğumu ile
karışacaktır.
Bütün bunlardan anlaşılan şey, Kayıp Kardeşlik Örgütü´nün içeriğidir, Horus´dan, İsa´ya oradan da Kral I. Antiochus´a uzanan gizemin ezoterik anlamı ve bunun astrolojik metodla, Hermetik Bilgelik düzeyinde simgeselleştirilmesidir fakat tüm anlatılar ve Gilbert´in iddiaları yine de asıl gizemi açıklayamıyor; yıldızların ve gezegenlerin etkinliği ya da önemi acaba kutsallık düzeyinde ezoterik simgesellik midir? Yoksa, dünya dışındaki bir yerler mi ima edilmektedir? Sır, Orion ve Sirius´da saklı gibidir; birgün bunu da öğreneceğiz; ne zaman mı? Kimbilir, belki de Nemrut Dağı´nın altında yatan sırrı çözdüğümüz zaman...