|

Arab Ülkelerinin Birinde Peygambere İnanmayanlar
İçin Allah Tarafından Havada Asılı Bırakılan Taş.
peygamber efendiğimiz gök yüzüne yükselirken miraç
gecesi o taş üzerinden gök yüzüne çıkıyormus o taş'dan
Yardım Almış İnerken Taşa Dur Demiş Taş O Şekilde Durmus
ve Kıyamete Kadar O Şekilde Kalacakmış.
Bu taşın adı Muallak Taşı ya da Hacer-i Muallak'tır
anlamı asılı duran taş demektir. Peygamberimizin Miraca
çıkarken bastığı ve ayak izinin bulunduğu kaya ; Kuruluş
Kayası, Oyuk Kaya da denir. Altı boş olan ve sadece bir
köşesinden destekle durabilen bu kaya parçası, Kudüs'te
Kubbet-üs Sahra'nın içindedir. Kayanın en geniş yeri 18
metre, en dar yeri ise 13.5 metredir. Bu kayanın içine
on bir basamak merdivenle inilebilmektedir. Kayanın iç
kısmı yaklaşık 1.5 metre yüksekliğinde ve 4.5 metre x
4.5 metre boyutlarında boş bir mekandır. İçeriden tavana
bakıldığında havada asılı izlenimi verir, bundan dolayı
Hacer-i Muallak olarak anılmaktadır.
Hz. Fatma bu kayanın yanında namaz kıldıgından özellikle
çocuk sahibi olmak isteyen kadınların dua ettikleri bir
mimber yapılmıştır. Cami içinde mermere gömülü ve dışı
tahta oymalı bir kutu içinde ‘’sakalı şerif’’ vardır.
Ziyaretçiler bu sakal-ı şerife dokunabilmek için
ellerini bu kutunun içine sokarlar. Yine muallak
taşı’nın altında, Hz.Huhammed, kendisini almaya gelen
meleğin kanatlarının üzerinde iken, onunla birlikte
yükselen kaya, peygamberimizin işareti ile durmuştur.
kayaya sonradan sütunlarla destek yapılmış.
Peygamberin miraca çıkarken üzerine bastığı taş
olmasının yanı sıra İbrahim Peygamberin oğlu İsmaili
kurban etmek için yatırdığı taş olması islam
dünyasındaki önem hanesine artı iki puan ekler.
Yahudilerce, bu bölgede bir zamanlar Hz. Süleyman’ın
mabedinin bulunduğu varsayıldığından, bu bölge onlar
için de kutsal kabul edilmektedir. Hatta bu mabet Kubbet-üs
Sahra’nın altındaki Hacer-i Muallak isimli kayanın
üzerine kurulu olduğu için, bu kaya ve onun bulunduğu
yer Yahudiler için yeryüzündeki en kutsal mekan kabul
edilmektedir.
Ayrıca bu bölge, Hıristiyanlar tarafından da kutsal
olarak kabul edilir. Çünkü Hz. İsa (a.s) Allah’ın kutlu
bir peygamberi olarak bu bölgede tebliğ vazifesini
yerine getirmiştir. Hıristiyanlara ait birçok kilise ve
dini yapı da yine bu bölgede bulunmaktadır.

Hacer-i Muallak (Muallak Taşı)
Hakkında:
Dünyaya indiğinde Kabe-i Muazzama'yı
inşa eden Hz. Adem A.S. aynı zamanda Mescid-i Aksa'nın
da ilk inşasını yapmış. Bu Mescid de Kabe gibi Nuh
tufanında zarar görmüş ve M.Ö. yaklaşık 2000 yılında Hz.
İbrahim A.S. tarafından tamir edilmiş. Biliyorsunuz Hz.
İbrahim Hz. Süleyman, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed
S.A.V.'in atası olduğu için özel yeri var. Kabe'nin
bugünkü halini de inşa etmiş, mucizesi kuma çıkmayan
ayak izlerinin taşa çıkması, halen Kabe avlusunda ayak
izini taşıyan Makam-ı İbrahim var. Nemrut'un Urfa'da
ateşe attığı ve ateşin yakmadığı Hz. İbrahim'in yaptığı
Mescid-i Aksa, bugüne kısmen ulaşmış olan El-Aksa
El-Kadim mescidi. Yani 2 tane Mescid-i Aksa var.
El-Kadim olan eski mescid ve El-Cedid olan yeni Mescid.
Hz. İbrahim'den yaklaşık 1000 yıl
sonra Hz. Süleyman zamanı... Hz. Süleyman tabii ki İslam
inancına göre de Peygamber, mucizesi tüm hayvanların
lisanını konuşması. Hz. İbrahim tarafından inşa edilen
Mescid-i Aksa El-Kadim'i büyüterek her iki tarafta
sınırlara kadar taşımış. Yahudi inancı, Hz. Süleyman'ın
mirasına sahip çıkıyor. Hatta o meşhur 6 köşeli yıldız
da Hz. Süleyman'ın mührü. Böyle olunca da Hz. Süleyman
mabedi Yahudiler için çok önem arzediyor.
İslam zamanında Kudüs, İslamiyet'in
ilk Kıble'si olmuş ve namazlar Kıbleteyn'e kadar Kudüs'e
yönelerek kılınmış. Miraç hadisesi de buradan olunca ve
Kudüs, Kabe-i Muazzama'dan, Medine-i Münevvere'den sonra
en kutsal yer ilan edilince (Mescid-i Aksa'da kılınan 1
vakit namaz 500 vakte eşdeğer kıymette) İslam orduları
"zenginlik" anlamına gelen Mısır'dan önce veya "Ortodoks
kilisesi" anlamına gelen İstanbul'dan önce kudsiyet
arzeden buraya yönelmiş.
Kubbet-üs Sahra'nın (Dome of the Rock) içeriden
görünüşünü gösteriyor. Kubbet-üs Sahra'nın içinde
tam merkezde dev bir taş var. Peygamberimiz A.S.V.
bu taşın üzerinden Burak'a binerek Mirac'a
yükselmiş. Bu taş, Hacer-i Muallak, hani havada
asılı durduğu söylenen taş. Kısmen altına
inebiliyorsunuz, gerisi kapalı.
Kudüs, ilk olarak Hz. Ömer tarafından fetholunmuş.
Sur içinde Hz. Ömer mescidi var. Sonra tüm Hristiyan
alemi ayaklanmış ve onların cihadı "Haçlı Seferleri" The
Crusaders başlamış. Richard the lion hearted, Aslan
yürekli Rişar Kudüs'ü geri almış ki ta Selçuklu Sultanı
Selahaddin-i Eyyubi Hz. fethedene kadar... Yani Kudüs
Hristiyan dünyası için "Haçlı Seferi" düzenleyecek kadar
önemli...
Selahaddin-i Eyyubi Hz. Cizre'li kürt asıllı,
devrin evliyası bir hükümdar. Kudüs fethi ile ganimetine
100,000 arap atı düşmüş. "Ben bu servetle yaşayamam"
deyip sabaha kadar atları fakir halka sadaka diye
dağıtmış. Öldüğünde ise kefen alınacak bile parası
yokmuş. Kefen satan esnaf helallık vermese imiş o koca
hükümdarın cenaze namazı kılınamayacakmış. Bugün bunları
Kudüs'ün Müslüman halkından dinlemeniz, aralarında "ben
Eyyubi nesliyim" diye iftihar edenleri görmeniz mümkün.
İşte Mescid-i Aksa El-Cedid'i inşa eden, Miraç'a
çıkılan taşın üzerine Kubbet-üs Sahra'yı inşa eden
Selahaddin-i Eyyubi Hazretleridir. Yapıldığı kot (elevasyon)
Hz. Süleyman mabedinin üstünde kalıyor. Yani Mescid-i
Aksa El-Cedid, Hz. Süleyman mabedinin harabesi üzerine
yükselmiş. Kavga burada başlıyor...
|