|
Dünyayı
yöneten gizli örgütler
Yeni Dünya Düzeni'nin dünyayı yeniden paylaşmada Türkiye'nin
başına 21.
yüzyılda inanılmaz çoraplar örülmek istenmekte ve Türkiye adim
adim Sevr
koşullarına sürüklenmektedir. Oynanmakta olan bu satranç
oyununda
Türkiye'de dev bir operasyon yapılmış ve "Sah" köseye
sıkıştirilmistir
(Manisali 2002a ve 2002b). Mat olup olmaması bundan sonra Türk
Genelkurmayı'nın atacağı adımlara bağlıdır. ABD tarafından
planlanan bu
operasyon, AB ülkelerinin de yardımıyla şimdilik başarıyla
yürütülerek
hedeflenen ekonomik kriz ülkede basarıyla yaratıldıktan sonra,
tüm
piyonlar rollerini başarıyla oynamışlar ve 79 yil önce Hilafeti
kaldıran
Türk devletinin tepesine Hilafetçi artigi ve ABD kuklasi bir
parti usta
bir manevra ile -umutsuzluk içindeki halk kandırılarak-
geçirilmiştir.
Tüm hükümet üyelerinin ve bakanlarinin Naksibendi veya
Fethullahci
baglantilari Aydinlik dergisinde yayimlandigi halde sadece bir
iki
bakandan tekzip gelmistir. Hükümet üyelerinin büyük çogunlugu
ünlü Abant
Toplantilarini düzenleyen Fethullahçi örgütlenmenin odagindaki
Birlik
Vakfi'nin üyesidir. Bir zamanlar "demokrasi tramvayi"na
gerekirse
binebilecegini ya da eregine ulasmak amaciyla papaz giysisi bile
giyebilecegini söyleyen, camilerin kubbelerini migfer olarak
takacak,
minareleri de mizrak olarak kullanacak Tayyip Erdogan
liderligindeki
kadronun yönetiminde Türkiye'yi ileride daha vahim sorunlarin
bekledigi
açiktir.
Diger yanda ise ABD 80 bin askeriyle Diyarbakir'da konuslanmak
ve
Türkiye'yi hiç ilgisi olmadigi bir savasa bulastirmak
istemektedir.
ABD'nin hedefi açiktir. Kafkasya ve Ortadogu petrol ve dogal gaz
bölgelerini Naziler gibi isgal etmek ve Asya'nin stratejik
bölgelerini
kontrol altina almak! Ama rambo çigliklariyla savas naralari
atan Türk
medyasinda hiç deginilmedigi üzere, ABD'nin asil hedeflerinden
birisi de
Türkiye'yi parçalamak ve Dogu Anadolu'da ABD kuklasi bir Kürt
devleti
kurmaktir. Türkiye'yi parçalama ve çökertme operasyonu asikar
bir
biçimde Kibris üzerindeki Annan Plani ile, NGO'lari ile, Fener
Patrikhanesi'ne ve Rum azinliklara verilen haklar ile, Rum
Pontus'u ile,
Kuzey Irak'taki Kürt Senatosu ile Türkiye'de ajanlik faaliyeti
gösteren
vakiflariyla basarili bir sekilde sürdürülmektedir. Degerli
Necip
Hablemitoglu'nun katledilmesi Türkiye'yi istikrarsizlastirma
operasyonunun bir parçasidir ve korkarim ki bu cinayetler
sürecektir.
Cinayetleri ise çok daha büyük bir ekonomik kriz beklemektedir.
Ya Türk
askeri, kriz durumlarinda ABD'nin müdahele gücü haline
getirilecek ya da
ekonomisi kisirlastirilmis ve tarimi çökertilmis olan Türkiye
açliga
mahkum edilecektir. Yani "Sah ve Mat" gerçeklesmesi
planlanmistir.
Bu yazida Türkiye'deki durumu irdelemek açisindan dünyayi
yöneten gizli
güçleri ortaya koymaya çalisacagiz. Simdilerde Globalizasyon
adiyla bize
yutturulmak istenen Yeni Dünya Düzeni bir günde kurulmus bir
strateji
degil, kökeni imparatorluklar ve sömürgeler dönemine dayanan bir
plandir. Globalizasyon, ulusçulugu ve sinirlari kaldiran bir
sistem
degil, aksine ezen uluslarin kayitsiz sartsiz hakimiyetine yol
açacak
acimasiz, emperyalist ve fasist bir yapidir. Yeni Dünya
Düzeni'ni
sekillenderen iki temel dev güç vardir. Bunlardan birisi Yahudi
lobisi
ve tekellerinin kurdugu gizli cemiyetler, ötekisi ise WASP adi
verilen
beyaz, Anglo Sakson, Protestan azinligin kurdugu gizli
cemiyetlerdir.
ABD'de tüm güç ve medya bu gizli cemiyetler tarafindan
sekillendirilmektedir. Yahudilerin de içinde yer aldiklari CFR (Council
on Foreign Relations), Bilderberg gizli örgütü ve Trilateral
Komisyon bu
cemiyetlerin temelini olusturur. Bir istihbaratçi olan George
Orwell'in
1984 isimli kitabinda belirtildigi üzere, medyayi kontrol eden
beyinleri
kontrol eder. Beyinleri kontrol eden ise, toplumlari kontrol
eder (son
örnegini 3 Kasim seçimlerinde gördügümüz gibi).
ABD'de medyayi ve beyinleri kim kontrol eder?
ABD'de her yere yayilan ve en çok seyredilen kanallar yaklasik
15 aile
tarafindan ve 24 sirketle yönetilmektedir (Chomsky, 1988, 1991,
1992,
1994).
Bu sirketler sunlardir (Chomsky, 1988, 1991):
* Advance Publications (Newhouse ailesi),
* Capital Cities (Devlet Kökenli, DK), CBS (DK),
* Cox Com (Cox ailesi) ,
* Dow-Jones (Bancroft-Cox ailesi),
* Gannet (DK),
* GE (General Electric),
* Hearst (Hearst ailesi),
* Knight-Ridder ailesi,
* News Corp (Murdoch ailesi),
* New York Times (Sulzberger ailesi),
* Reader's Digest (Wallace ailesi),
* Scripps-Howard (Scrips ailesi),
* Storer Corp (Storer ailesi),
* Taft (Taft Ailesi),
* Time Inc. (karisik ve DK),
* Times Mirror (Chandler ailesi),
* Triangle (Annenberger ailesi),
* Tribune Co. (McCormick ailesi),
* Turner Broadcasting (Turner ailesi),
* Fox Broadcasting (Fox ailesi).
ABD'de bugün, hem gizli-derin devletten izinsiz, hem de bu
ailelerden
izinsiz hiç bir gerçegi yayimlayamazsiniz (ABD gizli devleti
için bkz..
Vankin 1996; Constantine1997; Blum 2000). Belirli bir elit
zümrenin
kontrolü altinda olan ABD medyasinin, bunun bir sonucu olarak da
dünya
medyasinin gerçeklerle ilgili fazla bir bilgi yayinlanmasi
beklenemez.
Zaten tüm Amerikan halki 11 Eylül olayinda oldugu gibi medya
tarafindan
tamamen uyutulmus ve inanilmaz senaryolar ile sadece Amerikan
halki
degil, tüm dünya kandirilmistir (Meyssan 2002; Sayin 2002).
Bu sirketlerin pek çogunun yöneticisi özel ve elit bir alt
kültürden
gelmektedir ve hep ayni söylemi dile getirirler ve Yeni Dünya
Düzeni'nin
temel bir parçasidirlar. Bu egilim, dünyayi dinlemek ve yönetmek
için
NSA (National Security Agency) tarafindan kurulmus ECHELON
sisteminin
diger üyeleri Ingiltere, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da
da pek
degismemektedir (Sayin 1998; Hager 1997). ABD'de de Washington
ve New
York merkezli CFR'nin yerini bu ülkelerde Bilderberg ve
Trilateral
Komisyon almaktadir.
Medyanin basinda da mutlaka bu örgütlerin elemanlari bulunur.
Asagida
bazi örnekleri siraliyoruz (Kisaltmalar B: Bilderberg üyesi; T:
Trilateral Komisyon; C: Council on Foreign Relations, en az iki
veya üç
gizli cemiyete üye olanlardan örnekler verilmistir, bu örgütler
daha
sonra tanimlanacaklardir, Kaynak: Ross 2000):
Robert Erburu (C ve T): Times Mirror baskani
Forester Lynn ( B ve C): Netwave Inc. Haberlesme sistemleri
Paul Gigot (B ve C): Wall Street Journal, Washington yazari.
Henry Anatole Grunwald (B ve C): Time dergisi, editör
Jimmie Lee Hoagland (B ve C): Washington Post, editör yardimcisi.
Claude Imbert (B ve T): Le Point, Paris.
Dinç Bilgin (B ve T): Sabah Yayincilik ve 1 Numara Yayincilik.
Wyatt Thomas Johnson (C ve T): CNN baskani.
Flora Lewis (C ve T): New York Times, Paris, köse yazari
Charles William Maynes (B ve C): Foreign Policy Magazine,
Carnegie vakfi
(CIA baglantili)
Albert J. Wholstetter (B ve C): Wall Street Journal, yazar
Robert Leroy Bartley (B, C ve T): Wall Street Journal, Editör ve
baskan.
Thomas L. Friedman (B, C ve T): New York Times, köse yazari.
David Gergen (B , C ve T): US News and World Report, Baskan ve
editör.
Katharine Graham (B, C ve T): Washington Post, direktörlerden
James Fulton Hoge (B, C ve T): Foreign Affairs Magazine
direktörü (bu
dergi CFR'in resmi organidir).
Mortimer Benjamin Zuckerman (B, C ve T): US News ve World
Reports,
Atlantic Montly, NY Daily News. Bas Editör.
Dünyada hakimiyeti elinde tutan bu Anglo Sakson ve Yahudi
medyalarinda
tek bir ideolojinin borusu öter: Globalizm. Globalizasyonun ve
Yeni
Dünya Düzeni'nin temel felsefesini ortaya koyan da ORDO AB CHAO
(Kaostan
Düzen) mottosu ile ortaya çikmis Illüminati, Skulls and Bones
Society
(SBS, Kuru Kafa ve Kemik Cemiyeti), Bohemian Grove (veya
Bohemian Club)
gibi gizli cemiyetlerin ta kendisidir! Daha sonra bu cemiyetlere
20.
yüzyilda Council on Foreign Relations (CFR, Dis Iliskiler
Konseyi),
Bilderberg ve Trilateral Komisyon eklenecek ve diger ülkelere de
yayilarak kayitsiz sartsiz bir Yeni Dünya Düzeni veya bir Anglo
Sakson
Firavunlar devri yaratmak için büyük bir mücadele verilecektir (Sutton
1986; Domhoff 2000; Ross 2000; Marrs 2000).
Dünyadaki pek çok tüketim malzemesini ve diger mallari
sistematik gizli
örgüt agina sahip bir elitler grubu kontrol etmektedir. Bu
elitler grubu
tüm dünyaya yayilmislar ve pek çok kilit noktayi bilinçli ve
planli bir
biçimde isgal etmislerdir. Artik dünyayi yöneten bir Büyük
Agabey vardir
ve bu Büyük Agabey bahsedilen elitlerin olusturdugu gizli bir
agdir; bu
agin tarihsel mistik bir geçmisi de vardir! Büyük Agabey
örgütünün üye
sayisi 8-10 bini asmaz, ama savaslarin çikmasindan dünyadaki
para
hareketlerine, uyusturucu trafigi ve kara paradan ülkelerin
çökertilmesine, hükümetlerin degistirilip, ülkelerin
parçalanmasina
kadar (Rusya ve Yugoslavya örnegi) bu elitler grubu ve Büyük
Agabey
etkilidir.
Yeni Dünya Düzeni, arkasinda masonik gizli örgütlenmelerin
oldugu bir
uluslararasi agin ve Council on Foreign Relations (Dis iliskiler
konseyi),
Trilateral Komisyon ve Bilderberg isimli örgütlerin planlayip,
dünyaya
dayattigi kayitsiz sartsiz emperyalist bir sömürü sistemidir.
Yeni Dünya Düzeni ve bu örgütler neden tehlikelidirler?
Yeni Dünya Düzeni'nin amaçlari ve tehlikeleri hakkinda tonlarca
kitap
yazilmis, globalizasyonun insanliga sunacagi acimasiz gerçekler
hakkinda
yüzlerce konferans verilmistir. Fakat bahsedilen gizli
örgütlerin ve
CFR, Bilderberg ve Trilateral Komisyo'nun tehlikeleri hakkinda
yazilan
kitaplar bir avuçtur. çünkü bu örgütler hakkinda bilgiye ulasmak
çok
zordur. Bu örgütlere üye olan kisiler istihbarat örgütlerinin,
silahli
kuvvetlerin, NATO'nun veya Savunma Bakanliklarinin, bankalarin,
dev
tröstlerin en tepesindeki insanlardir. Nazilerden pek de farkli
olmayan
bu insanlarin gerçek yüzlerini daha iyi anlayabilmek, ancak
onlarin
dünya insanligi üzerinde oynadiklari rolü sergileyerek mümkün
olabilir.
Bu örgütler niye tehlikelidirler? çünkü:
Savaslari onlar çikarirlar. Ne kadar sürecegine onlar karar
verirler,
kimlerin katilacagina ve hangi sinirlarin çizilecegine onlar
karar
verirler (Su anda içine girmekte oldugumuz savasta oldugu gibi).
Birinci Dünya Savasi'nin çikmasinda J. P. Morgan ve
Rockefeller'in büyük
etkileri oldugu ve savas sonunda da inanilmaz kârlar elde
ettikleri
bilinmektedir (Marrs 2000). Ayrica 2. Dünya Savasi'nin basinda
(Hitler'in yükselisinde de) Rockefeller grubunun Hitler'e
yaptigi
yardimlar bilinmektedir. Rockefeller'lar, bu Büyük Agabey'in,
CFR veya
Skulls and Bones Society'nin merkezindedirler.
Parayi kayitsiz sartsiz onlar kontrol ederler. ABD'deki Merkez
Bankasi'ndan tutun, diger uluslardaki merkez bankalarina kadar
tüm temel
bankalarin kilit noktalarini onlar kontrol ederler. Iskonto
oranlarini,
para teminini, altin stoklarini ve altin fiyatlarini, borsa
fiyatlarini
onlar ellerinde tutarlar ve kontrol ederler. Dünyada akmakta
olan tüm
kara para bu örgütlerin kontrolündedir.
Hükümetleri onlar kontrol ederler. Pek çok ülkede kimin basbakan,
kimin
vali veya kimin yönetici konumuna gelecegini onlar kontrol
ederler.
Gerekirse hükümetleri yikarlar, yerine yenisini kurarlar,
islerine
gelmezse onu da yikarlar ve bunu kimsenin ruhu duymadan
yaparlar. Medya
bu gerçeklerden bahsedemez.
Medya ve bilgiyi onlar kontrol ederler. Temel pek çok medya
kuruluslarini onlar kontrol ederler. Beyin yikama yöntemleri ve
medyayi
yönlendirme yöntemleri korkunçtur. Onlarin izni olmadan büyük
medyaya
yayin yapmaniz mümkün degildir.
ücretleri, vergileri maaslari onlar kontrol ederler. Emeginize
net
olarak hakimdirler. Tüm ücretleri, endüstrilerdeki maaslari,
isçi
maaslarini onlar kontrol ederler.
Mafyayi onlar kontrol ederler. Detaya girmeye gerek yok, çünkü
zaten
kendileri mafyadir. Diger mafya örgütlenmelerini onlar kontrol
ederler.
Bilimi ve teknolojiyi onlar kontrol ederler. Bilimi ve
teknolojiyi çok
kilit noktalardaki ögretim görevlileri veya çok kilit
noktalardaki
sirket görevlileri sayesinde onlar kontrol ederler.
Istihbarat örgütlerini ve ordulari onlar kontrol ederler.
ABD'deki hemen
her istihbarat örgütünün üst düzey görevlisi veya ileri geleni
ya
bahsedilen gizli örgütlerin üyesidir, ya da CFR, Trilateral
Komisyon
veya Bilderberg üyesidir. Avrupa ve Japonya'daki istihbarat
örgütlerinde
de bu kisiler çok etkilidir. Türkiye'de ise son 50 yildir
yönetici
konumuna gelmis pek çok kisi ya Trilateral Komisyon veya
Bilderberg
üyesidir.
Su unutulmamalidir: Bu örgütlerin güçleri, nitelikleri ve
üyeleri ortaya
çikarildiktan sonra kesinlikle alt edilebilirler. Bu örgütleri
böylesine
siralamak onlarin yenilmez olduklari vurgulamak amaciyla degil,
aksine
onlarin iç yapilarini ortaya koymak ve alt edilebileceklerini
vurgulamak
amaciyla yapilmaktadir.
Asagida her üç örgüte de (Trilateral Komisyon, Bilderberg ve CFR)
üye
olan kisilerin isimlerini ve bulunduklari konumlari sunuyorum (Ross
2000).
Her üç örgüte de üye olan elitler
Paul Arthur Allaire: Xerox sirketi direktörü, CFR direktörü.
Graham T. Allison: Ulusal Politika Merkezi üyesi, eski CFR
Direktörü.
D. Orville Andreas: Archer Daniels Sirketi Baskani.
R. Leroy Bartley: ünlü Wall Street Journal Editörü.
C. Fred Bergsten: ünlü Brookings Institition Yöneticisi.
Robert R. Bowie: Kitalararasi Gelistirme Merkezi üyesi.
John Bredemas: Texaco sirketi direktörü, eski senatör.
Zbigniew Brzezinski: Ulusal güvenlik danismani, Stratejik ve
Uluslararasi çalismalar Enstitüsü.
John H. Chafe: Senatör, Fin. Sel. Intellig. Direktör.
Bill Clinton: Eski Baskan, Arkansas Valisi.
Richard N. Cooper: Harvard'da Prof. CFR direktörü, Devlet
Bakanligi,
Ekonomik isler.
Gerald Corrigan: CFR direktörü, Federal Merkez Bankasi. Eski
direktörü,
Goldman Sachs.
Lynn E. Davis: Devlet Bakani, Uluslararasi Güvenlik Sekreteri.
John Mark Deutch: CIA direktörü, Savunma Bakanligi.
Martin S. Friedman: Prof. (Harvard) Ekonomik Arastirmalar Ulusal
Bürosu.
Stephan J. Friedman: Goldman Sachs Sirketi.
Thomas L. Friedman: New York Times gazetesi, köse yazari.
David. L. Gergen: US News ve World Report Direktör ve Clinton'in
danismani.
Louis Gerstner: IBM Sirketi sahibi ve Baskani.
Kathrine Graham: Washington Post gazetesi, köse yazari ve
Brookings
Inst.
Maurice Greenberg: CFR direktörü, Am. Int. Group Inc. Baskan
Yardimcisi..
Lee Herbert Hesburgh: Senatör, Indiana uluslararasi iliskiler.
W. Alexander Hewitt: Jamaica Büyükelçisi.
James F. Hoge: CFR'nin yayin organi Foreign Affairs'in
direktörü.
Richard Holbrooke: ABD Büyükelçisi, B. M. üyesi Credit S. First
Boston
Corp.
Vernon E. Jordan: Aikin, Huer and Feld Sirketi, RJR Nabisco
yöneticisi.
Henry A. Kissenger: Nixon ve Carter dönemi Devlet Bakanligi,
Sekreter.
Winston Lord: Devlet Bak. Sekreter yardimcisi, Dogu Pasifik ve
Asya
Iliskileri.
Jessica T. Mathews: Uluslararasi baris için Carnegie Vakfi
Baskani (CIA
ve DIA).
Winston P. McCracken: Michigan üniversitesi Prof.
Robert Strange Mc Namara: Dünya Bankasi Baskani, Eski Savunma
Sekreteri,
Brookings Inst. (CIA baglantili).
Walter F. Mondale: ABD Büyükelçisi, Japonya Devlet Bakanligi.
J. Benjamin Nye: Hazine Bakanligi Sekreteri ve etkin baskani.
Joseph S. Nye: Ulusal Istihbarat Konseyi Baskani, Harvard Dekani
Rozanne L. Ridgway: Atlantik Konsül, RJR Nab Direktörü.
Charles W. Robinson: Kitalararasi Gelistirme Konsülü, Brookings
Inst.
(CIA baglantili).
David Rockefeller: Chase Manhattan Bankasi baskani, Rockefeller
Sirketi
Baskani, CFR baskani, Trilateral Komisyon baska. Bahsedilen tüm
örgütlerin basindaki çekirdegin yöneticisi.
Brent Snowcroft: Ulusal Güvenlik Konseyi Baskan yard, CFR eski
baskani.
Helmut Sonnefeldt: Brookings ve Carnagie Endowment (CIA
baglantili).
George Soros: Soros Fund Baskani, Open Society Institute.
Laura D. Tyson: Prof, Harvard, Ekonomik danismanlik Komisyonu
baskani.
Paul A. Volcker: Federal Reserve System (Merkez Bankasi) Baskani.
John C. Whitehead: Brookings Institution baskani (CIA yan
kurulusu) NYC,
AEA investor.
Paul D. Wolfowitz: John Hopkins ünv Dekani, Ileri Uluslararasi
Iliskiler
(CIA).
Robert B. Zoellick: Stratejik ve Uluslararasi Iliskiler Merkezi
baskani.
M. Benjamin Mortimer: US News, World Reports, NY Daily News,
Atlantic
Montly Baskani ve yöneticisi, pek çok medyayi kontrol etmekte.
Eski ve Yeni Dünya Düzeni'nde gizli cemiyetlere kisa bir bakis
Dünyanin kurulusundan beri insanlar sosyal sistemler içinde
belirli bir
güç arayisinda olmuslardir. Belirli sosyal siniflarda ve
özellikle
16-18. yüzyildan sonra yönetici sinifi teskil eden üst
burjuvazide
belirli mevkilerin dagilimi arz-talep dengesine uygun olmamaya
baslamistir. Ayrica klise ve din baskisina karsi da, farkli ve
daha açik
görüslü düsünceye sahip insanlar farkli örgütlenmeler içine
girme
ihtiyaci duymuslardir. Bu yüzyillarda eski mistik gizli
cemiyetlerin de
törelerini ve yöntemlerini kullanan yeni yapilanmalar
görmekteyiz.
Masonluk ve ILLUMINATI bu özellikleri fazlasiyla içermektedir.
Aslinda gizli cemiyetler büyünün ve ayinlerin basladigi çok eski
dönemlere kadar gider ve pek çok gizli cemiyetin kurulusu
Misirlilar ve
Mezopotamyalilar zamanina kadar uzanmakta, Sümer ve Akadlara,
5000 yil
önceye gitmektedir. Ama ilk gizli cemiyetlerin temel çikis
noktasi din
ve Tanri ile bütünlesme çabasidir. Ilk gizli cemiyetleri
olusturanlar da
zaten samanlar, din adamlari ve ruhban sinifi olmustur.
Zoroastrianizm,
Mithraism, Pitagorasçilik, Neo-Platonizm, Kabalizm, Sufism,
Batiniler
(Hasan Sabbah'in gizli cemiyeti), Tapinak ve Malta Sovalyeleri
ve Gül
Haç örgütü ve daha binlercesi Misir, Mezopotamya ve Ortadoguda
kendi
inanç, sembolizm ve ritüel sistemleri ile yogrulmuslar ve
yillarca
birbirlerinden etkilenerek Rönesans dönemine kadar ulasmislardir.
Burada
söz konusu olan masonik cemiyetlerdir, ama burada hedefimiz tüm
masonlari ve masonik aktiviteleri kötülemek degildir. Yüzlerce
kola
ayrilmis olan masonluk kendi alt kültürü içinde bazi masonik
olgulari ve
yapilari da beraberinde getirmistir. Masonlugun tarihte
insanlara olumlu
etkileri de olmustur. öncelikle 18. yüzyil öncesi Anderson
Anayasasi'ndan önceki masonlarin pek çogu aydinlanmaci ve
bilimsel
kisiligi ön plana çikan kisilerdir.
Varligi halen tartisilan Gül Haç (Rose Croix) örgütünün de
masonlugun
farkli bir devami oldugu, hatta 1614'lerde kliseye karsi
Ingiltere'de
manifestolar verdigi de söylenir. Rose Croix'da bulundugu ve
büyük
üstatlik yaptigi söylenen bazi kisileri son yillarda bulunan
parsomenlerdeki kayitlarina ve 'Holly Blood and Holly Grail'
(Kutsal
Kan, Kutsal Kase) isimli kitaptaki bilgiye göre sayalim
isterseniz
(Baigent 1983). Leonardo da Vinci (1510-1519); Robert Boyle
(1654-1691);
Isaac Newton (1691-1727); Charles Radclyffe (1727-1746); Victor
Hugo
(1844-1885); Claude Debussy (1885-1918). Daha pek çok ünlü isim
mevcut
bu gizli masonik örgüttedir! Bu örgütün de farkli bir masonik
örgüt
olarak faaliyetlerini halen dünyanin heryerinde sürdürdügü iddia
edilmektedir. ILLUMINATI'ye de bir kol veren grubun Gül Haç
teskilati
oldugu düsünülmektedir.
Bu gizli cemiyetlerin hepsi tarihte olumsuz etkiler yapmamistir,
aksine
Hür ve Kabul Edilmis Masonlar Cemiyeti Fransiz Ihtilali ve
Amerikan
Devriminin örgütlenme yapisini ve temel kardeslik, esitlik
felsefesini
olusturmus, devrimlere ideolojik bir ag örmüstür. Fransiz
Ihtilali'nin
pek çok kahramani masondur. Kuzey Amerika'ya masonluk 1730'larda
gelmistir. Benjamin Franklin 1731'de mason olmus ve 1734'de
Pennsylvania'nin Büyük üstadi olmustur. Rose Croix'larin (Gül
Haç) üçlü
konsülünde yer almistir. George Washington 1752'de masonluga
alinmis
1789'da da Baskan olmustur. Amerikan baskanlarinin büyük
çogunlugu
masondur. Masonik örgütlerin pek çogu Türkiye'de de adi çok
tartisilan
Tapinak Sovalyeleri'ne dayanir.
Tapinak sovalyeleri
Tapinak sovalyeleri, Haçli seferleri sirasinda Hugues de Payen
isimli
soylu bir sovalye tarafindan 8 diger sovalye ile birlikte
1119'da
kurulmustur (Baigent 1983; Barret 1999; Draul 1989). Bu dönem
Hasan
Sabbah'in ve Batinilerin etkisinin bitmek üzere oldugu bir
dönemdir.
1099'da Kudüs alininca, Tapinak sovalyeleri buraya giden
hacilari ve
Avrupalilari korumak için devreye girdiler. Resmi olarak Troya
konsülü
tarafindan 1129'da Isa'nin Fakir Sovalyeleri ve Süleyman
Tapinagi
Tarikati olarak kuruldular. Tapinak sovalyelerinin sayisi hizla
artti,
1130'da 300 kadar Tapinak sovalyesi Kudüs civarina vardi.
Tapinak
sovalyesi olabilmek için klise karsisinda fakirlik yemini etmek,
bekaret
ve kliseye itaat basta geliyordu. Görevleri din adamlarini ve
Kudüse
gidenleri korumakti. Sayilari artti, Anadolu'da ve Kudüs
civarinda
kendilerine kaleler insaa ettiler ve kendilerine ait bir alt
kültür
kurdular. 1139'da basarilarindan dolayi Papa Innocent II onlara
tam
bagimsizlik tanima hatasinda bulundu. Krallar ve soylular da
hoslanmamalarina ragmen mecburen Tapinak Sovalyeleri'ne toprak
ve toprak
kirasi alma hakki tanidi. Böylece sayilari binleri asti ve hem
Anadolu'da hem de deniz kenarindaki diger bölgelerde kaleler
insaa
ettiler ve duvarci ustasi anlamina gelen ilk 'masonik'
aktivitelerine
baslamis oldular. Zamanla soyulmaktan korkan hacilara yardimci
olmak
için onlarin degerli esyalarini muhafaza etmeye, ilk seyahat
çeklerini
ortaya çikarmaya basladilar. Tabii gizli bazi isaretler tasimasi
gereken
bu yazili kagitlardaki semboller yüzyillardir bölgedeki mistik
akimlardan etkilendi ve onlarin alt kültürleriyle bütünlesti.
Tapinak Sovalyeleri'ne üye özel olarak seçilir, tarikata kabul
edilirler
ve çok farkli bir egitimden geçirilirlerdi. Bu sirada Arapça
ögrenip,
eski Yunan eserlerini okumaya basladilar. Bankerlikle ve
ticaretle de
çok zenginlestiler. Papalik ve Fransiz krali onlarin gücünün
azaltilmasi
gerektigini sonunda anladilar, çünkü hermetizm, alkemi (simya)
ve
bilimle de ugrasan bir alt kültür yaratmislardi. 1307'de Papa
Clement
V'in emri ile bazi Tapinak Sovalyeleri geri çagrildilar,
büyücülükle
suçlandilar, iskence gördüler ve yakildilar. 1314'de Tapinak
Sovalyeleri'nin büyük üstadi Jacques de Molay Paris'te bir
kaziga
çakilarak yakildi. Bunun üzerine geri çagrilan Tapinak
Sovalyeleri
Iskoçyaya kaçtilar ve orada operatif masonlugu kurdular ve
Anadolu'daki,
Kudüs'teki kaleleri ve merkezleri ile haberlesmeyi sürdürdüler.
36'sinin
haricindeki Tapinak Sovalyelerini yakalayamadilar. özellikle
suçlama
büyü, hermetizmle (ilk kaynaklari astroloji, astrolojiye dayali
hekimlik
ve büyü olan, I.S. II ve III yüzyilda ise Stoaciligin ve
Platonculugun,
Zerdüst dininin de da damgasini tasiyan, Hristiyanligini Mesih
anlayisini reddeden, Bati mistisizminin esasini olusturan bir
felsefe ve
din) ve alkemi ile ugrasmalari, maddi güçlerini Papaligin
hizmetine
sunmamalari ve Papaliga garip gelen sembolik ve allegorik
ritüelleriydi.
Bu ritüellerde söylenen sözler ezberleniyordu ve yazili degildi
ve ne
yaptiklari belirsizdi, kliseye karsi ayaklaniyor olabilirlerdi.
Avrupa'da büyük bir olasilikla Tapinak Sovalyeleri daha sonraki
yüzyillarda farkli örgütler olarak devam ettiler, bunlarin en
önemlisi
asagida açiklayacagimiz Rose Croix (GüL HAç) örgütüdür.
Rose Croix (Gül Haç örgütü)
1188'de Prieree De Sion MS 46 yilinda kurulan ORMUS (inisiye
edilenler
tarikati veya tekris edilenler tarikati) isimli tarikatin bir
adinin da
l'Ordre de la Rose-Croix Veritax oldugu, bir rivayete göre de
Isa'nin
çarmihtan inip bu tarikati kurdugu söylense de, Dames Frances
Yates'e
göre ilk ismine 1614'de yayimlanan Fama Fraternatis'de,
Confessio
Fraternatis ve The Chemical Wedding of of Christian RosenKreuz'
da
rastlanir. Bu devirde yazilan ve Rosy Cross Manifestolari olarak
bilinen
üç eser bir Hiristiyan olan Rossy Cross'dan ve allegorik bir
efsaneden
ve bir manifestodan bahseder. Almanya'da 1378'de dogan Rosy
Cross
Anadolu'ya ve kutsal topraklara gitmis 106 yasinda 1484'de
ölmüstür. Bu
eserler simya ile, gizli bilimle ve tipla ugrasan kliseye karsi
olan
gizli bir toplulugun varligindan dem vurur. Eserlerde masonik
sembolizm
ve dolayli anlatim kullanilir. Bu yazilarda belirttigimiz gibi
Boyle ve
Leonardo da Vinci'den, Isaac Newton'a kadar pek çok bilim insani
bu
gizli örgüte üye olmus ve bu örgüt sayesinde kendini
gelistirmistir.
örgütün tüm özellikleri masoniktir ve Tapinak Sovalyeleri ile
iliskileri
olduguna kesin gözüyle bakilmaktadir. Daha sonra ABD'ye
masonlugu
getiren kisiler ve Benjamin Franklin'in kendisi bile Gül Haç
örgütünün
iç çekirdegindendir. Manifestolar insanlik için çalisan
kardeslik ve
iyiligi yayma motiflerini isler, Fransiz Ihtilali ve Amerikan
ihtilalinde de gelisen devrimci masonik örgütlenme Rose Croix
ile
içiçedir.
Gül Haç isminin de çok sembolik bir anlami vardir (detaylar için
Baigent
1983 ve Barret 1999) Rose Croix ayrica pek çok yönü ve mistik
islevi ile
Kabalizmle içiçedir, bu da hem Yahudilerden hem de konuyu
isleyen
Tapinak Sovalyelerinden geçmis bir gelenektir. 1623'de Gül Haç
örgütü
Pariste çok yaygindi ve bazi üyelerinin görünür, bazi üyelerinin
de
görünmez oldugu ve görünmez olanlarin seytanla isbirligi içinde
oldugu
dedikodusunu dogurmustur. 1640'larda Avrupa ve Ingiltere'de pek
çok Rose
Croix örgütü mevcuttu ve Ashmole ve Lilly tarafindan Londra'da
1646'da
kurulan bir locanin Hür ve Kabul Edilmis masonlugun, Tapinak
Sovalyeleri
ile birlikte temeli attigi iddia edilmistir. 17. Yüzyildan sonra
Gül Haç
örgütü masonluktan daha gizli ve daha ölümcül bir biçimde devam
etmis ve
bir kola ayrilarak ILLUMINATI'yi olusturmustur. Rose Croix o
kadar
gizlidir ki, halen sürüp sürmedigi bile resmi olarak
bilinmemektedir.
Seytana taparlar mi?
Bu konuda belirsizdir, ama 20. yüzyilin basinda GOLDEN DAWN
(ALTIN
GüNDOGUMU) isimli koyu okkült, kara büyü ve satanizm örgütünü
kuran
Aleister Crowley'in Rose Croix örgütünden oldugu iddia
edilmektedir,
ayni zamanda Crowley Hür, Kabul Edilmis Masonlar Locasi'nda
Büyük
üstadlik yapmis, Skoç ritinde de 33. derece mason olmustur.
Yaptigim arastirma ve incelemelerden çikardigim sonuç, Rose
Croix
örgütünün hiç bir zaman yok olmadigidir. Fakat baska örgütler
dogurmaya
devam etmistir. 16. yüzyildan beri gerek masonlugun, gerekse
ILLUMINATI'nin ve Skulls and Bones Society'nin dogusunda etkin
rol
oynamistir. Ama Hür ve Kabul Edilmis Masonlar resmi ve kanuni
bir dernek
olmasina karsin, ne ILLUMINATI ne de Rose Croix ortaya çikip
kendini
gösteren birer dernek degildirler ve masonlugu kendilerine üye
çekmek
için bir havuz olarak kullanirlar. Yani daireler içiçedir. En
içteki
dairede ve çelik çekirdekte hangi mistik gizli örgütün
yüzyillarca
etkili oldugu meçhul kalmistir.
Illuminati
Illuminati 1 Mayis 1776 da Adam Weishaupt tarafindan Bavyera-Almanya'da
kurulmustur. Adam Weishaupt Ingolstadt üniversitesinde hukuk
profesörü
iken masonik egilimlere merak sarmis ve bir gizli örgüt
kurmustur. Ama
hükümete karsi bazi hareketler de içeren yayinlari nedeniyle
1786'da
polis tarafindan basilmis ve ondan sonra da tamamen yer altina
inmistir.
Illuminatinin daha sonra çok güçlendigi ve 1833'de Yale
üniversitesinde
General William Russel tarafindan Skulls and Bones Society (SBS)
olarak
kuruldugu rivayet edilmektedir (Marrs 2000; Sutton 1986). Yani
bir
rivayete göre SBS Illuminatinin ABD'deki devamidir.
ILLUMINATI'nin Rose
Croix örgütü ile direkt iliskisi oldugu bilinmektedir. Hangi
ülkede
birlesik çalisirlar, hangi ülkede farklidirlar ve ayrilirlar
bilinemez.
Bu gizli örgütlerin terör örgütlerinden özde pek bir farki
yoktur; terör
örgütleri bomba ve silahla terör ve anarsi yaratirlar.
ILLUMINATI, SBS,
CFR ve benzerleri ise sadece anarsi ve kaosu yani ORDO AB
CHAOS'u
(kaostan düzen) imza yetkisi, uluslararasi strateji, paranin
kontrolü ve
mafyanin indirekt kontrolü ile yaratirlar.
Illuminati adini ve üyelerini inanilmaz bir sir gibi saklayan ve
ölümcül
bir kurulustur. Bugün hemen her ülkede mevcuttur. özel egitim,
tören ve
alt kültürlerden gelmeyenler Illuminatiye kabul edilmezler. ABD
baskanlarinin pek çogu Illuminati'den ya icazet alirlar ya da
üyesidirler. Bu gizli örgüte ihanet edenlerin cezasi kayitsiz
sartsiz
ölümdür. Illuminatinin NATO ile veya Gladyo gibi yeralti
örgütleri ile
de iliskisi oldugu sanilmaktadir (Domhoff 1974, 2000; Sutton
1986, 1988,
1990; Marrs 2000; Ross 2000; Marrs 2001)
Skulls and Bones Society (Kuru Kafa ve Kemikler örgütü-SBS)
Baba ve ogul George Bush'un üyesi oldugu SBS, merkezi
Connecticut Yale
üniversitesi'nde olan çok gizli bir cemiyettir (Ironhouse 2002;
Sutton
1986). Her yil sadece bu örgüte 15 kisi girebilir, ama bu 15
kisi daha
sonra ABD'de en kilit noktalara getirilir, ayrica akrabalari ve
dostlari
da bu elitizmden paylarini alirlar. Sayilari az olmasina ragmen
etkileri
fazladir ve bir çember içindeki merkez usulüyle çalisirlar, yani
bir
çemberdeki çesitli noktalarin kontrolü bir SBS üyesinde ise,
onlar için
sorun çözülmüstür, bu nedenle üyelerini yönetici ve etkin
çemberlerin
merkezine koyarlar. Tabii ki ILLUMINATI, Rose Croix (Gül Haç),
Trilateral Komisyon ve CFR ile ile direkt iliskileri vardir.
Her ikisinin de gizli Rose Croix örgütü ile iliskisi vardir.
Alphonso
Taft daha sonra ABD baskani ve SBS üyesi olan William Howard
Taft'in da
babasidir. SBS'nin son 150 yilda 2500'den fazla üyesi olmustur.
SBS Yeni
Dünya Düzeni'nin temel ideologlarindan biridir (Bohemian Grove
ve CFR
ile birlikte). Elimizdeki ilk kayitlar Haziran 1882'ye aittir.
Bu gizli cemiyete girebilmek ancak davetle mümkündür ve
inisiasyon
töreni masonlarinkine çok benzer. Fakat tüm ritüeller ve
yapilanlar
gizlidir, kimse disariya bilgi sizdiramaz. Inisiasyon
törenlerinde
denekler çirilçiplak soyunup bir tabuta girerler, bu tabuttan
çiktiklarinda yeniden dogmus sayilirlar. Birbirlerini özel
tanima
yöntemleri vardir. Son yüz yilda SBS üyeleri ABD'de en kilit
noktalara
gelmislerdir ve özellikle belirli ailelerden seçilen kisiler
özenle bu
gruba alinir. Bu cemiyete girebilmek için temel özellik WASP
olmaktir
(White:Beyaz; Anglo Sakson ve Protestan). Baska irka veya
geçmise mensup
baska dinden olanlar bu yapiya giremez.
|