Alper Tunga
Destanı
|
İZMİR FUARI MAĞAZASI kelepiremlak35
|
İzmir Sanal Fuarı
Mağazası |
İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı İzmir Fuarı |
|
EFSANELER
|
Alper Tunga
Destanı
|
|
Alper Tunga Destanı
Yaradılış Destanından sonra
bilinen ilk büyük ve millî Türk Destanı Alp Er Tunga
Destanıdır. Fakat bu destanın
hatta özeti hakkında dahi kesin bilgiler edinilmiş
değildir; çok eski çağlarda ve Türk Boylan arasında
böyle bir destanın söylenmiş olduğu
bilinmeyen sebeplerden
belki de bu destanlardan sonra çekirdeklenmeye başlayan
ve daha etkili bir şekilde Türk Boylarını coşturan
destanlar
özellikle Oğuz Kağan Destanının etkisiyle unutulmağa
başlamış olabileceği varsayımını kabul etmek zorundayız![]() Alp Er Tunga Destanı hakkındaki bilgilerin en önemli kaynağı Divan-ı Lugat-it Türk'tür. Milâttan sonra on birinci yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılan bu eserde
Destanın
büyük bir ihtimalle son kısımlarına ait bir ağıt (sagu)
yazılı olarak verilmektedir.Bu Türk Beğlerinde atı belgülük Tunga Alp Er idi katı belgülük Bedük bilgi birle öküş erdemi Biliglig ukuşlug budun ködremi Tacikler ayur ânı Afrasyab Bu Afrasyap tutdı iller talab Bugünkü Türkçemizle: "Alp Er Tunga
Türk Beyleri içinde adı ve kutsallığı bilinen ve tanınan
bir yiğit idi; geniş bilgisinin yanında sayılamayacak
kadar çok erdemi vardı: bilgiliydi
anlayışlıydı
meziyetleri çoktu. İranlılar ona
Afrasyab adını vermişlerdi. Afrasyab dünyaya hükmetti"
anlamına gelen bu ağıttan
Alp Er Tunga'nın
İranlılar arasında da çok iyi bilindiği anlaşılmaktadır.
Nitekim
İran Destanı olan Şehname'nin yazan Firdevs'i de
destanının büyük bir kısmında Afrasyab'ın
kahramanlıklarından söz etmek zorunda kalmıştır. Başka
bir milletin kahramanından
kendi destanlarında söz edilebilmesi için o
kahramanların gerçekten çok büyük değer taşımaları
gerekmektedir. Alp Er Tunga'da bu değerler fazlasıyla
vardır. Şehname'ye göre
önce Turan ülkesinin şehzadesi sonra da hakanı olarak
adı geçen Alp Er Tunga Îran-Turan savaşlarının çok ünlü
Turan kahramanıdır. Babasının öğüdünü tutmuş ve o zaman
güçlü bir ülke olan İran'a savaş açmıştır. Selvi gibi
uzun boylu
kollan ve göğsü aslana eş güçte ve fil kadar güçlü bir
yiğitti
İranlıları yendi. İran hükümdarını esir aldı.İran ülkesinde bir çok padişahlıklar bulunuyordu. Bunlardan biri de Kabil Padişahlığı idi ve başında da Zal adlı biri vardı. Kabil Padişahı Zal
Alp Er Tunga'nın elinde esir olan İran Hükümdarını
kurtarmak için Turan ülkesine yürüdü. Alp Er Tunga'yı
yendi ama hükümdarını kurtaramadı. Zaman geçti. İran
ülkesine hükümdar olan Zev de öldü. Bunu fırsat bilen
Alp Er Tunga iran'a bir daha savaş açtı . O zamana kadar
Zal da yaşlanmışta. Kendi yerine
Alp Er Tunga'ya karşı oğlu Rüstem'i yolladı. 'Halen
Anadolu'da Zaloğlu Rüstem adıyla meşhur olan halk
kitaplarında Zaloğlu Rüstem ile Arap Üzengi cengi diye
hikâyeleri anlatılan bu ünlü İran kahramanı ile Alp Er
Tunga arasında sayısız savaşlar oldu. Savaşların çoğunu
Rüstem kazandı bir kısmını Alp Er Tunga kazandı. (Şehnâme
İran destanı olduğu için bunu olağan saymak gerekir.)Bu savaşlar sürüp giderken
İran'ın
hükümdarı bulunan Keykâvus
oğlu Siyavuş'u ve Zaloğlu Rüstem'i gücendirmişti.
Gücenmenin sonucu olarak şehzade Siyavüş kaçıp Alp Er
Tunga'ya sığındı. Orada uzun zaman kaldı
hattâ Türk yiğitlerinden birinin kızıyla evlendi
Keyhüsrev adında da bir oğlu oldu.Keyhüsrev büyüyünce
iranlılar onu kaçırıp hükümdar yaptılar. Keyhüsrev
Zaloğlu Rüstem'i hoş tutup
gönlünü aldı ve Alp Er Tunga'nın üzerine gönderdi. Yine
bir çok savaşlar oldu. Çoğunda Alp Er Tunga yenildi. Ve
en sonunda Alp Er Tunga iyice yoruldu
ordusu dağıldı
askeri kalmadı. Tek başına dağlara çekildi. Orada
bir mağarada tek başına yaşadı. Fakat günün birinde
izini keşfedip yerini buldular. Alp Er Tunga suya
atlayıp kurtulmak istedi; fakat daha önce davranan Iran
askerleri yetişip saldırdılar. Yiğitçe doğuştu ama
ihtiyardı
yorgundu
tek başınaydı. Öldürdüler.Daha önce de belirttiğimiz gibi
çok şuurlu bir Iran milliyetçisi olan Firdevsî'nin Zal
Oğlu Rüstem'i ve diğer İran asker ve hükümdarlarını
üstün görmesi
savaşların çoğunda Alp Er Tunga'yı yenik durumlara
düşürmesi olağan karşılanmalıdır. Alp Er Tunga'mn çok
büyük bir yiğit
üstün değerlere sahip bir Hakan olduğunu anlamak için
bir Iran Destanında ne kadar değerli bir yer kapladığı
düşünülmelidir. Firdevsî
kendi milletinin kahramanlarını değerlendirebilmek için
ancak bir Türk Hakanını ölçü olarak aldıysa bu bile
Alp Er Tunga'mn nasıl bir destan yiğidi olduğunu
gösterir. Gerçi Iran ve Turan savaşlarının önde gelen
bir yiğidi olarak Alp Er Tunga gerçek kişiliğe de
sahiptir; Firdevsî'nin Alp Er Tunga'yı seçişinde bu
gerçek payı da muhakkak vardır ama aslında Alp Er Tunga
destanlara has kişiliği ile Firdevsî'yi etkisi altına
almıştır.Prof. Zeki Velidî Togan'a göre M.Ö. dördüncü yüzyıla kadar yaşamış olan ve M.Ö. yedinci yüzyılda OrtaTiyanşan çevresinin en güçlü devleti olarak gelişmiş bulunan
Hunlardan önceki büyük Türk Devleti Şu veya Saka adını
taşımaktadır. Bu Türk imparatorluğu
birçok kavimler üzerinde egemenlik kurmuş olup Güney
Rusya'yı da içine almak üzere Doğu Avrupaya kadar
yayılmıştır. Bir kısım tarihçiler Doğu Avrupa
bölümündeki sakalara İskit
Orta Asya ve Azerbaycan çevresindekilere Saka adını
vermektedir. M.Ö. yedinci yüzyılda en güçlü ve en parlak
devrini yaşamış olan bu Türk İmparatorluğunun Hakanı ise
alp Er Tunga'dır. |